Saraybosna (Boşnakça: Sarajevo) 2007 yılı sayımlarına göre[1] 619.030 kişilik nüfusuyla Bosna-Hersek’in başkenti ve en büyük kentidir. Saraybosna, ayrıca Bosna-Hersek Federasyonu'nun ve fiilî başkenti Banyaluka olan Sırp Cumhuriyeti'nin de hukukî başkentidir. Saraybosna Kantonu'nun da merkezidir. Saraybosna, Bosna bölgesinin Dinar Alpleri'yle çevrili Saraybosna Vadisi içerisinde Miljacka Nehri'nin çevresinde kurulmuştur. Şehir, barındırdığı dinî çeşitliliğiyle bilinir. Müslümanlık, Katoliklik, Ortodoksluk ve Musevîlik, burada yüzyıllar boyunca barış içinde bir arada var olagelmişlerdir. İşte bu yüzden Saraybosna, Avrupa'nın Kudüs'ü olarak kabul edilir. Saraybosna Balkanlar'daki kültürel şehirlerin en önemlilerinden biri olarak kabul görür.[2]
Bu bölgedeki ilk yerleşim kalıntıları tarih
öncesi döneme kadar uzanmasına rağmen modern şehrin ortaya çıkışı 15. yüzyılda
Osmanlıların bu bölgedeki hakimiyetiyle birlikte başlar. Osmanlıların 1463'te
bölgeyi ele geçirmesiyle şehirde büyük bayındırlık faaliyetleri başlar ve bunun
sonucunda Saraybosna, Türklerin Avrupa'da kurduğu en büyük kent olur ve bu
durum bugün de geçerlidir.


Şehrin bulunduğu bölgedeki yerleşim, Neolitik Çağ'a dek geri gider. Bu bölgede 19. yüzyılın sonlarında Butmir kültürü'ne ait benzer desenli seramik eşya ve çanaklar bulunmuştur.
Saraybosna bölgesi, Roma egemenliğinden
önce İliryalıların egemenliğinde kalmış ve Romalılar, ancak M.S. 9 yılında uzun
süren bir direnişin ardından ele geçmiştir. Romalılar döneminde Dalmaçya eyâletine
bağlanan bölgede bugünkü İliđža banliyösünün bulunduğu yerde Aquae Sulphurae
(Türkçesi: Kükürtlü termal su) kentini kurmuşlardır.
Roma İmparatorluğu, M.S. 395'te ikiye
bölününce Batı Roma İmparatorluğu'nun parçası olan ve 420'lerde Avrupa
Hunları'nın ele geçirdiği bölge, 455 yılında Ostrogotların eline geçti. 6.
yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Doğu Roma İmparatorluğu'nun eline geçen
bölgeye 7. yüzyılın başlarında Avrupa Avarlarının egemenliğindeki Slavlar
gelmeye başladı ve bölge, Avarların eline geçti.
Avarlar devletinin 805'te Franklar
tarafından yıkılmasının ardından Frankların süzerenliğini tanıdı ve Doğu Romalı
misyonerler tarafından bölge, tamamanen Hristiyanlaştırıldı. Önce Sırp Raşka
Krallığı'nın, 863'te Hırvat Düklüğü'nün (sonradan krallık) eline geçti.
870'lerde Sırpların geri aldığı bölge, 9. yüzyılın sonlarına doğru 1. Bulgar
İmparatorluğu'nun eline geçti. 927'de Bulgarlardan bağımsızlığını îlân eden
Sırp Kralı Časlav Klonimirovič'in eline geçti. Çaslav'ın 950 yılında Macarlara
karşı savaşırken ölmesi üzerine Bosna'daki derebeyler, Sırbistan'dan
bağımsızlıklarını ilan ettiler ve Doğu Roma'nın hükümranlığını tanıdılar. Ancak
bölge 998'de 1. Bulgaristan İmparatorluğu Çarı 1. Samuel'in eline geçti. Ancak
Doğu Roma İmparatoru II. Basileus, 1018'de bölgeyi geri aldı. Bölgenin güneyi,
1060'larda Doğu Roma'ya bağlı hüküm süren Hırvat Kralı IV. Petar'ın eline
geçti. Ancak bölge, 1082-1085 arasında Sırpların kurduğu Duklja Krallığı'nca
fethedildi. 1103 yılından itibaren Bosna Sırplardan koptu ve Macaristan
Krallığı'nın egemenliğini tanıyan Banların eline geçti. Ayrıca Macaristan Kralı
II. Bela, 1137'de Bosna Dükü oldu. Bölge, 1163-1183 yılları arasında yeniden
Doğu Roma İmparatorluğu'nun parçası oldu. Daha sonra yeniden Macaristan
Krallığı'na bağlı Banlar tarafından yönetildi.
1230'lardan itibaren bölge
halkının çoğu, Manicilik'ten etkilenen dualist Hristiyan tarikatı olan
Bogomillik'e geçti. Bosna, 1377'ye kadar Macaristan'a bağlı banlar tarafından
yönetildi. Bu târihte Bosna Banı Tvrtko Kotromanoviç (sonradan I. Tvrtko),
kendini Bosna, Sırbistan ve Dalmaçya kralı ilan etti. Krallığı'nın sınırları
bugünkü Karadağ'ın batısından bugünkü Hırvatistan'ın Graçaç kentinin batısına
kadar uzanıyor ve bazı Dalmaçya adalarını da kapsıyordu.
1463 yılında Osmanlı Sultanı II. Mehmed,
bütün Bosna'yı fethetti. Ancak Macaristan Kralı I. Matyas, Saraybosna'nın
bulunduğu bölgeyi geri aldı. Ancak Osmanlılar, 1492'de bölgeyi yeniden ele
geçirdiler.
Bugünkü Saraybosna'nın yerinde 14. yüzyılın
başlarında Boşnak soylularının şatoları vardı. 1492 yılında burayı alan
Osmanlılar, şehrin ilk çekirdeğini kurmuşlardır. Saraybosna, önemli ulaşım
yolları kavşağı olması nedeniyle kısa sürede ticari ve idari merkez olmuştur.
Bölge, Osmanlılarca öncelikle
Saraybosna'nın merkez olduğu Bosna Sancağı olarak Rumeli Eyâleti'ne bağlanmış,
1585 yılında 1483'te fethedilen Hersek bölgesiyle birlikte Bosna Eyâleti'ne
bağlanmıştır. 1583-1686 arasında Banyaluka'nın, 1686-1851 arası Travnik'in
merkez olduğu dönemler hariç hep eyaletin merkezi Saraybosna olmuştur.
1697'deki kısa süreli Venedik işgalinden zarar gören şehir, derhal onarıldı.
1878 yılına kadar Osmanlılar'a bağlı kalan
şehir, bu yıl imzalanan Berlin Anlaşması'yla Avusturya-Macaristan yönetimine
bırakıldı. Ancak buranın yönetimi konusunda yönetim ortakları arasında
anlaşmazlık çıkınca doğrudan doğruya Viyana'dan yönetilen Bosna-Hersek'in
merkezi oldu. 1918'de sonradan Yugoslavya Krallığı'na dönüşecek olan
Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı'na geçti ve Sırbistan'a bağlandı. 1929 yılında
ülke, idari olarak banlıklara bölündüğünde, Drina Banlığı'nın merkezi oldu.
Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya Krallığı
yetersiz savunma yapıyorlardı. Alman bombalama kampanyası sonrasında,
Saraybosna, 16. Motorize Piyade Bölümü tarafından 15 Nisan 1941 tarihinde yakalandı.Mihver
güçleri Hırvatistan Bağımsız Devleti oluşturulmuş ve kendi ülkesinde Saraybosna
dahil.
II. Dünyâ Savaşı'nda 1941-1945 arasında
Nazi Almanyası'na bağlı bir kukla devlet olan Bağımsız Hırvatistan Devleti'nin
işgalinde kaldı. Savaş sırasında Yugoslavya Krallığı yetersiz savunma
yapıyordu. Alman uçaklarının bombalaması sonrasında, Saraybosna, 16. Motorize
Piyade Bölümü tarafından 15 Nisan 1941 tarihinde teslim oldu. Şehir, 1943'ten
1944'e kadar Müttefikler tarafından bombalandı. Şehirde Yugoslav Partizan
hareketi temsil edildi. Direniş, "Walter" Periç adında bir NLA
Partizanı tarafından yürütüldü. Periç, 6 Nisan 1945'te şehrin kurtuluşuna
liderlik ederken öldü.
Saraybosna'nın adı, Osmanlı Devleti tarafından alınmadan önce Vrhbosna' idi. Osmanlı Devleti'nde Bosna-Saray denmesinin yanı sıra "Saray Ovası" olarak da adlandırdı. Bu yüzden günümüzde pek çok dilde bu ifadenin kısa hali olarak Sarajevo' adı kullanılmaktadır. Kendi halkı da şehirlerine Sarajevo derler ki vadiye dik bakan saraydan görülen ova manzarasından esinlenerek Saray-Ova dendiği rivayet edilir.










Hiç yorum yok:
Yorum Gönder